Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

NEDEN ŞAHİT OLAMIYORLAR?

Şâhit, bir olayı bilen ve gören kimsedir. Ne var ki günümüzde, gördüğü ve bildiği olayla ilgili olarak insanların şâhitlik yapması o kadar kolay değil. Hele de mahkemede…

Bu yüzden pek çok haklar göz göre göre zayi olup gidiyor.

Bunun temel sebeplerinin başında korku gelmektedir.

İnsanlar gerçekten birbirlerinden korkuyor. Hatta düşmandan korktuğundan daha çok korkuyor. Anadolu’yu gezince, bu gerçekle karşılaşıyorsunuz. Bu yüzden, ihtiyaç duyulduğunda,bir olayda kimse şâhitlik yapıp da başını derde sokmak istemiyor. Bu da adâletin gerçekleşmesini ve gerçeklerin ortaya çıkmasını engelliyor.

Bu sebepten olsa gerek; halk arasında şu söz çok meşhur olmuş:

İşin yoksa şâhit, paran çoksa kefil ol.

Bu gerçek bize şunu gösteriyor:

Bir kere bu özellik, kesinlikle sağlıklı bir Müslüman toplumun özelliği değil Bencillik (egoistlik), mal mülk hırsı ala bildiğine artmış; hak hukuk tanınmaz ve vicdanlar sızlamaz olmuş.

Yine bu yüzden halk, mahkemelere gidip hakkını arayamıyor. Bu sefer, hak hep güçlünün oluyor. Onun da astığı astık, kestiği kestik.

Bu durumda arkası olmayanlar ezildikçe eziliyor. Öyle ki, âhları bile çıkmıyor!

Caminin, cemaatin, hacca ve umreye gidenlerin çokluğuna bakıp da kimse boşuna hayal kurmasın!

Ölçüyü Kur’an şöyle koyuyor:

Doğru kılınan namaz kötülüklerden alıkoyar.

Demek ki bir kimse kötülük yapıyorsa, namazının bir faydası yok.

Bu vahim durum, sürünün çobanlığını üstlenmiş olanların umurunda değil. Öyle bir derin uykuya dalmışlar ki, kurtların meydana inişini bile fark etmiyorlar.

Şüphesiz ümitsiz değiliz.

Ama bu gidişin sonu hayra alâmet değil. Onun için, çığlık atarak gelen belayı görmek gerek.

Ve bir gece gemi, ansızın kayalara bindirebilir!

Yorum Yazınız

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir