Verilen sözün tutulması, insan için çok önemlidir. Şu atasözleri bunu veciz bir şekilde anlatmaktadır:
İnsan sözünden, hayvan yularından tutulur.
Söz ağızdan çıkar.
Bu demektir ki mert olan kişi sözünün eridir. Verdiği sözden asla caymaz.
Hz. Peygamber sözünden dönen insanı “iki yüzlü” olarak nitelendirmiştir. Ayrıca sözünden dönen kişiyi, kusmuğunu yalayan köpeğe benzetmiştir.
Bir keresinde iki kişinin tartışmasına şâhit olmuştum…
Şüphesiz, aralarında önemli bir mesele vardı. Çünkü konuşmanın tonu onu gösteriyordu.
Birisi diğerine şöyle diyordu:
–Siz bana şu konuda söz verdiniz. Ben de size güvenmiştim. Neden sözünüzün arkasında durmadınız?
Öteki de kendisini şöyle savunuyordu:
-Söz vermişsem ne olmuş, yani? Ben sizinle pazarlık mı yaptım?
İnsan bir alış-veriş yaparken, fiyatın kendi lehine olması için pazarlık da yapar. Hatta tartışır da. Bu gayet normaldir.
Fakat söz başka…
İnsan mutlaka sözünü tutmalı. Asla tutamayacağı sözü vermemeli.
Hele bir ailede verilen sözler…
Çoğu anne baba bunu, maalesef, pek önemsemiyor. Hâlbuki bunlar çocuğun gözünden hiç kaçmaz. Taşın üzerine yazılan yazı gibi kaydedilir.
Aynı şekilde öğretmenler, ağızlarından çıkana çok dikkat etmeli.
Bir de yöneticiler ve siyasetçiler var…
Onlar da kesinlikle, yerine getiremeyecekleri vaatlerde bulunmamalı.
Ne yazık ki gerçekler hiç de öyle değil. Onun için toplumun bu kesim hakkındaki kanaati genellikle olumsuz. Biraz düşünülürse, haksız da değiller.
İşte bu yüzden toplumdaki “güven duygusu” önemli ölçüdeyara almıştır.
Sözünde durmayan insanlardan ne iyi anne baba, ne komşu, ne arkadaş, ne eğitici, ne bilim adamı, ne idareci, ne de yönetici olur. Hatta, çete bile olamaz.
Demek ki insan ne pahasına olursa olsun sözünü tutmalı.
Kaldı ki bir kısım hayvanlar bile, biraz eğitilince laftan anlıyor!